Yaşamak...

  •  

Ezilmekten korkmak, korkmamak yada…

Yazar M.Gökay Borulday | Kategori bi sürü şey | Tarih 19-09-2009

2

karınca korkar mı?Bir karınca kadar cesaretli olmak? Bir şey ifade etti mi bilmiyorum. Daha önce duymuşsunuzdur, karınca kadar çalışkan yada buna benzer bir deyimi; ancak cesaret konusunda örnek gösterilen bir hayvan değildir genellikle. Benim aklıma bu fikri sokan ise; değerli bir dostum.

Neymiş efendim ne kadar cesur yaratıklarmış. Kendilerinden yüzlerce hatta binlerce kat büyük olan canlıların üstlerine üstlerine gidiyormuş da ezilme korkusu yaşamıyorlarmış… Düşününce saygı duyulacak yaratıklar olduğunu her aklıselim kişi idrak edebilir; ama gel gör ki saygıdan ötesini hak ettiğini iddia edenler var =) Birkaç farklı bakış açısıyla ele alalım o zaman

Karıncaların ezilmekten korkmadığını varsayalım: Ne cesur yaratıklar, önlerindeki kocaman engeli görmelerine ve “göz var nizam var” kuralına dayanarak büyük ihtimalle ezileceklerini bilmelerine rağmen umarsızca o devasa engele doğru koşturmak! Amaçları uğrunda her şeyi göze alabilen bu yaratıklar, gerçekten insanlara pek çok konuda örnek olabilecek nitelikte. Ama gelin görün ki sonları pekte örnek teşkil edecek vaziyette ve yürek dayanır “bütünlükte” olmuyor… Her şeye rağmen yaptıklarının kahramanca olduğunu biliyor ve son yaptıklarının mutlu yok olmalarına sebebiyet vermesinden dolayı hafızalardan hiç silinmiyorlar. Çok büyük işler başarmak için çok büyük engellerle boğuştu, yaptığı aptallıktı belki ama yapmak istediğiydi bu tam olarak. Boğuştu, mücadele etti, direndi ancak engel çok daha şanslıydı. O küçük denilen yaratıkta biliyordu şansın kendisinden yana olmadığını ama dedim ya; istediği tam olarak o engelin ardındakiydi…

Karıncaların ezilmekten korktuklarını varsayalım: Kim olsa korkardı değil mi? Düşünsenize sizden tonlarca ağır bir engel yolunuzun ortasında duruyor. Tek hamleyle sizi dümdüz yapabilecek bir güce sahip ve bu gücü kullanmaktan kesinlikle çekinmiyor. Yada şöyle düşünün; kocaman bir tır üstünüze doğru geliyor ve şoförü sizi görmemiş, daracık bir yol ve yapabileceğiniz en hızlı şey dua etmek… Korkmamak biraz zor görünüyor. Belki de karıncaların dili olsaydı şöyle derdi, hedefine ulaşmak için gitmesi gereken yolun tam ortasına oturmuş insanoğluna; “Hey dostum! Azcık yana kayda yolumdan geçeyim. İleride günlerdir ailemle birlikte hedef haline getirdiğimiz yiyeceğimiz duruyor. Burada harcayamam değerli zamanımı, bunu sende biliyorsun.” Bu sözlere kızan insanoğlu sert tepki verirse; “vırck!..” zulme uğrayan karıncanın ailesinin dili olsaydı; “Hepimizin hedefi aynı ve bizler milyon taneyiz. Ezersiniz diye korkuyoruz ama yalnızlığın altında ezildiğiniz içinde sizlere çok üzülüyoruz; çünkü bizim ezilmiş halimizden daha fazla acı çekiyorsunuz ve acı veriyorsunuz etrafınıza.”

Bu karıncalar felsefik çıktı. Tam dayaklık =)

Karıncaların hiçbir şeyden haberlerinin olmadığını varsayalım: (bence en eğlencelisi bu =) ) İki gündür aynı yoldan yuvası için yiyecek taşıyan karıncalardan biri, yolun engebelileştiğini hisseder ve gariplik çarpar gözüne. Ne olduğunu anlayamasa da daha önceden duyduklarından yola çıkarak tahmin edebiliyordur. Bu yiyeceği yuvaya taşımak normalden uzun sürmüştü ve bunun sebebi tembellikleriydi. Ağır davranmışlardı. Büyükbüyükbabası daha önceden böyle bir olaydan bahsetmişti ve yıllar önce eline geçen bir kitapta buna benzer bir olay okumuştu. Aynı yol üzerinde uzun zaman harcayan yaratıkların başına türlü felaketler gelirmiş. Sebebi ise aynı yol üzerinde çok fazla gidip geldikleri için yolun onlara kızmasıymış. Buna benzer bir olayla karşılaştığını düşünen “aydın” karınca telaşlanmaya başlar; ancak arkadaşları paniğe kapılmasın diye sesini çıkarmak istemez. Ne var ki; arkadaşları bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştır ve ortada düzensiz bir koşuşturma başlamıştır. Yol artık çok kızmıştır! Hareketleri artmış ve karıncaların her birini bir tarafa savurmaya başlamıştır. Savrulanlar kurtulma yolunda önemli bir adım atmışlardır elbette şans eseri olsa da; ancak sert kaya darbelerine maruz kalanlar oracıkta can vermişlerdir. Sakatlananlar, bacağı kopanlar, yolunu kaybedenler… Şimdi doğrulup, keskin hareketlerle üzerini silkeleyen yol, bir yandan da alttan çıkan yeni yerde koşuşturan karıncalar için tehdit edici darbeler savuruyordu. Arkadaşlarının düştüğünü görenler koşuyordu ancak çok ilerleyemeden onlarda düşüyordu. “Yol”dan çok korkuyorlardı ama yinede tembellik yapmışlardı işte. Yine de yapmaları gereken işi ertelemişlerdi işte. .. =)

Ben bu hikayeyi uzatırım ama sabahın 6’sında karıncaları düşünmek pek kolay olmuyor =) Ama karıncaların çalışkanlıklarının bu teoriye dayandırılabileceğini iddia ediyorum! =D Korku…

Bu yaratıkların cesaret konusunda ilham kaynağı olabileceğini aklıma sokan ve ilham veren kişiye sevgiler…

Comments (2)

Keyifle okudum (: Ben bu ‘kuvvetli’ varsayımlardan 3. olanı destekliyorum! Gelişmiş bir düzen içerisindeki toplumsal örgütlenmelerini, terzilikten tarıma uzmanlıklarını naçizane hayretler içerisinde öğrenmiştim… Tam ezilesi(!) yaratıklar şu karıncalar vesselam …

Saatlerce izlediğimi bilirim de şu yaratıkları, farkında oldukları şeylerin farkında mıyım bilmiyorum. Ama yazıda da belirttiğim gibi bende 3. varsayımda eğleniyorum =)

Yorumunuz