Yaşamak...

  •  

Cepsiz Yüreğim

Yazar M.Gökay Borulday | Kategori için,dışa vurumu | Tarih 10-02-2010

1

Daha dün doğmuş gibiyim bu sonsuzluğa ve karmaşaya. Daha dün gibi ilk ağlayışım doktorun kollarında, dün gibi ilk koşuşum, ilk kelimem ve cümlem. Geçen yıllara inat hafızamda her şey, gerçekleşen ve gerçekleşmeyen. Gözlerimde sakladım şimdiye kadar ki tüm gözyaşlarımı. Hep içime ağladım belki çocukken dahi. Hep kollar aradım bir zaman, sonra kollardan kurtulmalısın dedi bana kollarım; çünkü yakalayan kollar sıkıyordu kollarımı ve asla rahat koşamıyordum kollarımı açıp uçak taklidi yapmadan. Taklit yapıyordum bir zaman; uçak, serçe, sinek… Evet, uçuyordum sürekli; çünkü kollarım vardı kanattan farksız. Kırılır mı bilmezdim, zaten sormazdım da “acaba kırılır mı?” diye. Açıkçası umurumda da değildi kırılması. Uçuyordum ya, sonunda çakılsam da uçmuştum. Hezarfen misali…

Yıllar geçerken zihnim durmuş gibi, her şey berrak ve gözlerimin önünde. Sevdiklerime çocuk ellerimle her gece dua edişim ve çocuk yüreğimdeki, büyükler misali, kötücül düşünceler. Hayattaki her şey den bir şey çıkarmak ve çıkanları palto ceplerinde saklamak benim yaptığım. Paltom o kadar ağır ki, taşımıyor bazen bedenim ve kısalığı ondandır boyumun. Ceplerimde sakladım her şeyi ve sevdiğim, sevmediğim herkesi. Kimse alınmasın ceplerimdeki yerlerine, o kadar terk etti ki hepsi birilerini, alamazdım onları yüreğime. Sevmediklerimden bile vazgeçemezdim paltomu hafifletmek için; çünkü onlardı komşu ceptekileri değerli kılan. Onlara bakar ve sevdiklerimi seçerdim ceplerimden. Hata da yapardım ara sıra ve bazen sevdiğim yada sevmediğim delerdi ceplerimden birini ve kaçıp giderdi, yanında bir sürü sevdiğim yada sevmediğimle. Dikerdim ceplerimi iğne iplikle ve arar bulurdum kaçanları tekrar koyardım yamalı ceplerime. Yüreğime almamam bundandır elbet, iğne iplik bulmak kolayda, yüreğimi delip kaçan birini tekrar alamazdım aynı yüreğe; ama ceplerim bol benim, kim isterse o delsin sonra ben bulur, alırım onları ceplerimin birine.

Yılları uygun adım geçerken, 2 yıldır ceplerimi karıştırma isteği hissetmediğimi fark ettim bu gece. Ellerim ceplerimdeydi fakat hiç kimse yoktu avucumun içinde. Avucum yüreğimde, sürekli atışlarını dinlerken yakalanıyordu zihnime. Yüreğimden kaçmak istemeyecek birinin varlığını hissediyorlardı şimdi ve onu dinliyorlardı acaba yüreğimi delip kaçar mı diye. Kaçsa dahi yıllar oldu sizi o nemli ceplerden ve herkesten uzak tutalı ve yıllar olacak sizleri tutup bardağın dolu tarafında kirinizi yıkayıp özgür bıraktığı.

Minnetin bedeliyse yarısı parçalanmış bir yürek, madalyonudur yok olmadan gülümsemenin. Gülümsemek ise; minnettir zaten, yapmacık olmayan çabalara. Yıllar oldu yırtıp çıkmadıysan yerini, yırtmak için sebep yaratmadığındandır. Huzur ve sevgi dolu ise ikametgâhın, bakışının hoşluğundan; kendi sevgini de oraya doldurmandandır.

Comments (1)

10.02.2008….
sonu “8″ in yan yatmış hali olsun =D

_glck_ =*

Yorumunuz