Yaşamak...

  •  

YTU IEEE 5.İLTEK Günleri

Yazar M.Gökay Borulday | Kategori bi sürü şey | Tarih 28-03-2010

1

YTÜ IEEE Öğrenci Kulübü olarak 4 senedir geleneksel olarak düzenlediğimiz “İLTEK Günleri” ‘nde telekomünikasyon ve bilişim sektörlerinin öncü firmalarını üniversitemizde ağırlamakta, organizasyon boyunca çeşitli seminer ve paneller ile sektörü mercek altına almaktayız.

“Sadece Derse Girerek Mühendis Olunmaz.”
2006 yılında başlayan İLTEK Günleri, zamanla Telekomünikasyon ve Bilişim alanlarında üniversite öğrencileri arasında “iletişim”in canlanmasını sağlayan vazgeçilmez bir etkinlik halini almıştır.
Her geçen yıl katılımcı kitlesiyle profesyonelleşen bir yapıya sahip olan İLTEK Günleri, Türkiye’de sanayi-üniversite ortaklığında hem yeni projelerin yapılmasına hem de kariyer imkanlarının elde edilmesine ortam yaratmıştır. Öncelikli amaç, firmalarla öğrenciler arasındaki iletişimi sağlamakla birlikte, … »

YTU IEEE RAS, ODTU Robot Olimpiyatlarında

Yazar M.Gökay Borulday | Kategori bi sürü şey | Tarih 16-03-2010

0

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü olarak 120 civarı yarışmacıyla ve 41 robotla katıldığımız ODTU Robot Olimpiyatları’na tam anlamıyla katıldık! Gerek oradaki yoğun çalışmalar(tezahüratlar da dahil buna) ve koşuşturmacalardan ötürü, gerekse sıcak havya ve yanmış entegre kokusunu organizasyon salonuna yaydığımız için, teknik ve eğlenceli birşeyler olduğunu TRT dahil herkese hissettirdik. Geçen sene 70 kişi(2 otobüs) katıldığımız bu organizasyona bu sene 120 kişi(3 otobüs) katılmış olmak ve katılan herkesin bir robot takımında bulunup, robotun kıyısından köşesinden tutmuş olması apayrı bir zevk.

Katılımcı sayımızı ve robot sayımızı söylediğimizde ilk soru şu oluyor; … »

Cepsiz Yüreğim

Yazar M.Gökay Borulday | Kategori için,dışa vurumu | Tarih 10-02-2010

1

Daha dün doğmuş gibiyim bu sonsuzluğa ve karmaşaya. Daha dün gibi ilk ağlayışım doktorun kollarında, dün gibi ilk koşuşum, ilk kelimem ve cümlem. Geçen yıllara inat hafızamda her şey, gerçekleşen ve gerçekleşmeyen. Gözlerimde sakladım şimdiye kadar ki tüm gözyaşlarımı. Hep içime ağladım belki çocukken dahi. Hep kollar aradım bir zaman, sonra kollardan kurtulmalısın dedi bana kollarım; çünkü yakalayan kollar sıkıyordu kollarımı ve asla rahat koşamıyordum kollarımı açıp uçak taklidi yapmadan. Taklit yapıyordum bir zaman; uçak, serçe, sinek… Evet, uçuyordum sürekli; çünkü kollarım vardı kanattan farksız. Kırılır mı bilmezdim, zaten sormazdım da “acaba kırılır mı?” diye. Açıkçası umurumda da değildi kırılması. Uçuyordum ya, sonunda çakılsam da uçmuştum. Hezarfen misali…

Yıllar geçerken zihnim durmuş gibi, her şey berrak ve gözlerimin önünde. Sevdiklerime çocuk ellerimle her gece dua edişim ve çocuk yüreğimdeki, … »